ABD-İran Savaşı: Küfür Tek Millet, Müslümanlar Tek Ümmettir!
Asıl Mutlak Butlan, İslam’ı Yok Sayan Laik Düzendir
03 Haziran 2026Köklü Değişim Medya

Asıl Mutlak Butlan, İslam’ı Yok Sayan Laik Düzendir

Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu’nun 02 Haziran 2026 Salı günü gerçekleştirdiği Gündem Değerlendirme Toplantısı’nda, CHP’nin Mutlak Butlan davası ele alındı. Toplantıda ayrıca Trump’ın Ortadoğu ülkelerine dayatmaya çalıştığı İbrahim Anlaşmaları hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.

Toplantıda konuşan Medya Bürosu Başkanı Mahmut Kar, Mutlak Butlan davasıyla ilgili AK Parti ve CHP’nin ucuz pragmatist yaklaşımlarından farklı olarak meseleyi İslami siyasi bakış açısıyla yorumlayarak önemli gerçeklere işaret etti.

“İslam’a öfke kusan CHP’nin halkın tamamıyla barışması mümkün olmayacaktır”

İlk olarak CHP’nin siyasi tarihine ve kirli siciline dikkat çeken Kar, şunları söyledi:

“Bu ülkede siyaseti yargı eliyle dizayn etmeyi en iyi bilen parti CHP’dir. Bir kere Cumhuriyet’in kuruluşu hile ve desiselerle doludur. Birinci Meclis’te yaşananları ve Cumhuriyet’in ilanı sürecinde gerçekleştirilen cinayetleri en iyi CHP bilmektedir. Yüzyıllık Cumhuriyet tarihinde gerçekleştirilen darbeler, verilen muhtıralar, kapatılan siyasi partiler, asılan başbakanlar ve tutuklanan siyasiler; işte bunların hepsi CHP’nin kurduğu Cumhuriyet rejiminin, kendini ayakta tutmak için siyasete yaptığı müdahalelerdir.

CHP, on yıllarca sırtını İngilizlere dayayarak işte bu darbeleri yapan, bu cinayetleri bizzat işleyen rejimin partisi olmakla övünmüştür. Ne zamanki Amerika Türkiye siyasetine nüfuz etmeye başlamış ve AK Parti ile tüm kurumları değiştirip rejimin yeni sahibi olmuştur, CHP gerçeklerle yüzleşmiş, halk desteğini aramaya başlamış ve siyasi ahlak bekçiliğine soyunmak zorunda kalmıştır. İşte bugün CHP’nin yaşadığı şey, tam olarak ‘Ne ekersen onu biçersin.’ atasözünün karşılığıdır. Gerçek şu ki; CHP’nin laik-Kemalist kodları zor değişir. Her fırsatta İslam’a ve Müslümanlara öfke kusan CHP’nin halkın tamamıyla barışması asla mümkün olmayacaktır.”

“Ak Parti, İslam düşmanlarını bünyesine katmaktan gurur duyar hâle gelmiştir”

Konuşmasının devamında AK Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik eleştirilerde bulunan Kar, şu ifadeleri kullandı:

“Göreve geldiklerinde 3 Y ile mücadele edeceklerini söylediler. Ama sadece muhalefet belediyeleri değil, iktidar belediyeleri ve bakanlıklar da yolsuzlukla anılıyor. Halk ise yüksek enflasyonun altında eziliyor ve yoksulluğun pençesinde kıvranıyor. Bu tabloyu gördüğü hâlde düzeltmeyen iktidar, yani Cumhurbaşkanı Erdoğan; artık halkı kazanmak yerine sadece seçimi kazanma odaklı adımlar atmaktadır. Durum o kadar vahim ki, terörist başı Öcalan’a umut bağlanmış durumdadır. En güçlü rakibi olan Ekrem İmamoğlu’nu cezaevine attıktan sonra şimdi de Kılıçdaroğlu’nun hırsını kullanarak CHP’yi pasifize etmeye çalışmaktadır.

Ancak bilinmelidir ki; toplumun ikna olmadığı bu tür uygulamalar sadece kısa süreli kazanımlar sağlar ve bazen siyaseti yargı ile dizayn etme girişimleri ters tepebilir. Beş ay sonra 24. yılını dolduracak olan AK Parti iktidarı, yola çıktığında ortaya koyduğu ilkelerden uzaklaşmış; değiştirmek isterken kendi değişmiştir. Daha fazla genişleyip kitle partisi olayım derken, İslam düşmanlarını bünyesine katmaktan gurur duyar hâle gelmiştir. Geçmiş ile bugün arasındaki çelişkili söylem ve uygulamalar bunun açık göstergesidir.”

“Bize düşen, bütün batılları hükümsüz kılacak “Mutlak Hakk’a” teslim olmaktır”

Mahmut Kar son olarak Müslüman halka seslenerek sözlerini şöyle tamamladı:

Günümüzde siyaset; bencil ve şahsi menfaatler, ikbal mücadelesi ve durdurulamayan ihtiraslar için yapılmaktadır. Oysaki Allah’ın emir ve yasakları doğrultusunda yapılmayan, halkın maslahatlarını gözetmeyen, sömürgecilere karşı Müslümanları ve onların değerlerini korumayan siyaset; ateşten bir gömlektir. O hâlde bizlere düşen; sömürgecilere tabi olan, yetimin malına el uzatan, kamu malını harcarken özen göstermeyen ve sahip oldukları yetkileri şahsi menfaatleri için kullanan yöneticilerden yüz çevirmektir.

Dolayısıyla her Müslüman için asıl mutlak butlan; Allah’ın hükmünü yok sayan laik, demokratik düzenin ta kendisidir. Bize düşen, bütün batılları hükümsüz kılacak yegâne güce, yani “Mutlak Hakk’a” teslim olmaktır. Zira Hak geldiğinde, batılın her türlüsü butlan hükmünde olacak; geçersiz ve yok sayılacaktır. Bu bir hayal değil, apaçık bir hakikattir.”

Konuşmanın tamamını Medya Bürosu’nun yayımladığı toplantı videosundan izleyebilirsiniz.

#DemokrasiYalanÇözümİslam