Arama: ağır

Suriyeli Mülteciler ve Türkiye’nin Göç Politikası
Türkiye’nin Suriye devrimi ve Ortadoğu’ya yönelik kendine ait bir siyasi çözüm planı olmuş olsaydı Türkiye’deki 2-3 milyon Suriyeli Türkiye’nin sırtına hiçbir zaman yük olmazdı.

Osmanlı Hilâfet Devleti’nde Mülteciye Bakış
Osmanlı Hilâfet Devleti, tarih boyunca hem doğudan hem batıdan gelen binlerce mülteciye kapılarını severek açmıştır.

Adı Ne Fark Eder?
... İslâmi bir hayat arzuluyorsan sana reva görülecek olan sadece ve sadece zulümdür!

Ensar Olmak Bu Kadar Mı Zor?
Kardeş olmak zorundayız. Hepimiz bir gemideki yolcular gibiyiz. Ya hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılarak kurtulacağız ya da hep birlikte batacağız. Bu yüzden Ensar olup bir ümmet inşa etmeliyiz.

Çin’in Yalanlarına Siz de mi İnanacaksınız?
Bugün 5 Temmuz Urumçi katliamının 10. Yıldönümü. Her yıl yeni uygulamalar ve projeler ile Müslümanlara akıl almaz zulümleri uygulayan kâfir Çin yönetimi 2009 yılında Urumçi’de büyük bir katliam yaptı.

Sistem Tartışmalarının Neresindeyiz?
’Müslümanlar olarak biz bu sistem tartışmalarının neresindeyiz?’ demiştik makalenin başında, biz bu sistem tartışmalarının dışında değiliz bizatihi içindeyiz.

Yüzyılın Tokadı!
Filistin’in büyük bir bölümünden vazgeçerek ‘67 sınırları içerisinde bir devlet istemenin anlamı tek cümle ile “Filistin’i Yahudilere peşkeş çekmektir!”

Ticaret Savaşı - Hegemonya (ABD) ve Orta Krallık (Çin)
Kim galip gelecek ve kim yıkıcı bir hezimete uğrayacak acaba? Basit gerçekler ABD’nin kaybedeceğini gösteriyor ama bu Çin’in de yara almayacağı anlamına gelmiyor. O hâlde soru şu: İlk kim nakavt olacak?

“Demokrasi Despotizme Dönüşür”
Seçimden sonraki gün manşetlerde, siyasilerin, gazetecilerin, muhalefetin, iktidarın, sözde sanatçıların dilinde aynı söz: “Demokrasi kazandı!”

İman Slogandan Öte Bir Şeydir
Rabbimiz bizden sadece iman etmeyi değil, imanımıza herhangi bir şirk, küfür karıştırmamamızı; sadece amel işlemeyi değil, salih/Kur’an ve Sünnet’e uygun amel işlememizi bizlerden talep etmektedir.

İslâm’dan Uzaklaşan Toplum
...acilen tek çözüme odaklanmamız ve toplumsal değişimi gerçekleştirecek inkilabı gerçekleştirmek zorundayız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun.

’Aile’yi Yıkma Kimlerin Projesi?
Ülkeyi idare edenler, ya demokrasi ve kapitalizmin aileyi, insanlığı ifsat edici uygulamalarını devam ettirirler ya da aileyi, toplumu, Müslümanları ve insanlığı karanlıklardan aydınlığa çıkaracak İslâm nizamına yönelirler.

Batı’nın Yeni Silahı: Müslüman Feminist
Hayatımızı düzene sokan, değil insanlık tüm canlıların kurtuluşuna vesile olan en adil nizam İslâm risaleti, takriben 1400 yıl önce her türlü müşkülümüzü çözen İslâm Nizamı değil midir?

Kimliğimiz Sahipsiz Kaldı!
Fakat yaşananlar bu hususta İslâmi kimliğimizin savunmasız, korunmasız bir durumda olduğunu gösteriyor. Peki, İslâmi kimliğimiz böylesi durumlardan nasıl korunacak? Kim, İslâm’a ve O’nun değerlerine sahip çıkacak?

Birileri Demokrasinin Namusundan mı Bahsediyor?
Gerçekten bir şeylerin namusunu dert ediniyorsanız bu ümmetin inancını, değerlerini, kanlarını, ırzlarını demokrasinin şerrinden muhafaza edip onu def etmek yapılacak en namuslu iş olsa gerek.

Asıllardan Kopmadan Yaşamak
İnsan asıllardan koptu mu, kökü kömeci olmayan bir varlığa dönüşür. Oysa asılların aslı dediğimiz akide, insanı dünyanın kendiliği için yaratıldığı bir “eşref-i mahlûkat” haline getirir.

Neyi Seçiyoruz?!
Gerek önceki parlamenter sistem, gerekse şimdi ki başkanlık sistemi, demokratik küfür nizamının üzerine kuruludur. Dolayısıyla yapılan tüm seçimlerde kazanan hep Batılı fikirler, Batılılar oldu. Hep Demokrasi kazandı, laiklik kazandı, kâfirler kazandı!

Cezaevinden Mektup Var!
Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi O’nun hidayetine tabi olanların üzerine olsun. Bu satırları size Silivri 4 No’lu Cezaevinden yazıyorum.

Ben Hizb-ut Tahrirliyim, Terörist Değil!
Ben Hizb-ut Tahrirliyim. Görüşlerini ve fikirlerini paylaşıyorum. Bunu söylemekten utanmıyor, kokmuyor ve tekraren ilan ediyorum.

Batı’nın İkiyüzlü Terör Algısı
Eğer zerre kadar samimiyseniz, eğer zerre kadar Müslümanların kanına değer veriyorsanız; o halde şimdi tüm İslâm ülkelerinin liderlerini -Batılı yöneticileri değil- Taksim Meydanı’na yürümeye çağırın!
