Arama: MB

Efkâr-ı Umumi mi, ABD ile Müşterek Harekât mı?
Bu durumda efkâr-ı umumiyi gözeten akıllı bir liderin Amerika’ya karşı dik duruş ve karşı koyuş göstermesi gerekir.

Batı’daki Tektonik Kaymalar
Kaçınılmaz bir gerçektir ki Batı, entelektüel liderlikte milliyetçilik, vatanseverlik, kişisel çıkarları ve ırksal açıdan bir kayma yaşamaktadır.

İslâm Üstündür, Ona Hiçbir Şey Üstün Gelemez!
Evet, sen ey davetçi kardeşim! Ye’se kapılma! İçinde bulunduğun vakıanın çetrefilliği ve yaşanan acı tecrübeler seni umutsuzluğa düşürmesin.

Ben Artık Büyüdüm!
O halde henüz küçük olan yavrularımıza Allah, peygamber sevgisini aşılamaya ne dersiniz? Henüz küçük olan evlatlarımızı, yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden korumak için onları hayata hazırlamaya ne dersiniz?

Suriyeli Mülteciler ve Türkiye’nin Göç Politikası
Türkiye’nin Suriye devrimi ve Ortadoğu’ya yönelik kendine ait bir siyasi çözüm planı olmuş olsaydı Türkiye’deki 2-3 milyon Suriyeli Türkiye’nin sırtına hiçbir zaman yük olmazdı.

Osmanlı Hilâfet Devleti’nde Mülteciye Bakış
Osmanlı Hilâfet Devleti, tarih boyunca hem doğudan hem batıdan gelen binlerce mülteciye kapılarını severek açmıştır.

Al Sana Dinsiz Siyaset(!)
AK Parti ve selefleri üzerinden, koca bir medeniyet var etmiş İslâm’a vurmak hiç kimsenin haddi değildir. Sizin gibiler gerçek siyasal İslâmla hiç tanışmadı, onunla şereflenmedi!

Oedipus’un Babası ve Kapitalizm
Kendi ellerinizle yaptıklarınız, kendi sonunuzu getirecek! Bu size yürek acısı olarak yeter!

Ensar Olmak Bu Kadar Mı Zor?
Kardeş olmak zorundayız. Hepimiz bir gemideki yolcular gibiyiz. Ya hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılarak kurtulacağız ya da hep birlikte batacağız. Bu yüzden Ensar olup bir ümmet inşa etmeliyiz.

İstanbul Sözleşmesine Karşı Tutumumuz Nasıl Olmalı?
Tek başına KADEM’i, İstanbul Sözleşmesi’ni ya da Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ni tartışarak Müslüman kadın, aile ve toplum için hiçbir yere varamayız. Çünkü mesele KADEM’in çapından daha büyük bir meseledir.

Yüzyılın İhanet Antlaşması ve "İsrail" Sorunu!
Güçlü siyasi bir irade ve kavi bir ordu ile “İsrail” varlığının yok edilmesi ancak Râşidî Hilâfet Devleti’nin varlığı ile mümkün olabilir.

“Demokrasi Despotizme Dönüşür”
Seçimden sonraki gün manşetlerde, siyasilerin, gazetecilerin, muhalefetin, iktidarın, sözde sanatçıların dilinde aynı söz: “Demokrasi kazandı!”

Herkes, Tercihi İle Kazanır ya da Kaybeder!
Evet, hepimiz tercih sahibiyiz. Her an bir yol ayırımındayız. Hak ve batıl, maruf ve münker, doğru ve yanlış belli olmuştur. Muhakkak ki tercih ettiklerimizin, yaptıklarımızın veya yapmamız gerekip de yapmadıklarımızın karşılığını bulacağız.

İslâm’dan Uzaklaşan Toplum
...acilen tek çözüme odaklanmamız ve toplumsal değişimi gerçekleştirecek inkilabı gerçekleştirmek zorundayız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun.

Arife Çiçeklerimiz Solmasın
Belki bu bayram arife çiçeklerimizin yeniden can bulduğu bayram olmadı/olmayacak. Ancak Hilâfet Devleti çatısı altında arife çiçeklerimizin sokaklarımızı çiçek bahçesine çevireceği huzur ve güven dolu günler yakındır.

Sizden Güzellik Neşet Etmez, Bekanız da Menfaatlerinizdir!
Bu Ramazan, Müslümanların gaflette olduğu, kandırıldığı, sömürüldüğü ve Hilâfetsiz olduğu son Ramazan olsun.

Kardan Adamlar
Şimdi ne oluyor da sızlanıp şikâyet ediyorsunuz? Bugün kılıç, muhafazakârların elinde ve bir asır önce Kemalistlerin uyguladığı zulmü uyguluyorlar.

Neyi Seçiyoruz?!
Gerek önceki parlamenter sistem, gerekse şimdi ki başkanlık sistemi, demokratik küfür nizamının üzerine kuruludur. Dolayısıyla yapılan tüm seçimlerde kazanan hep Batılı fikirler, Batılılar oldu. Hep Demokrasi kazandı, laiklik kazandı, kâfirler kazandı!

Ben Hizb-ut Tahrirliyim, Terörist Değil!
Ben Hizb-ut Tahrirliyim. Görüşlerini ve fikirlerini paylaşıyorum. Bunu söylemekten utanmıyor, kokmuyor ve tekraren ilan ediyorum.

Batı’nın İkiyüzlü Terör Algısı
Eğer zerre kadar samimiyseniz, eğer zerre kadar Müslümanların kanına değer veriyorsanız; o halde şimdi tüm İslâm ülkelerinin liderlerini -Batılı yöneticileri değil- Taksim Meydanı’na yürümeye çağırın!
